|
İTHALATTA
HAKSIZ REKABETİN ÖNLENMESİNE İLİŞKİN TEBLİĞ
(TEBLİĞ
NO: 2016/48)
BİRİNCİ
BÖLÜM
Amaç ve
Kapsam, Dayanak ve Tanımlar
Amaç ve kapsam
MADDE 1 – (1)
Bu Tebliğin amacı, 18/11/2015 tarihli ve 29536 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan
İthalatta Haksız Rekabetin Önlenmesine İlişkin Tebliğ (Tebliğ No: 2015/50)
ile başlatılan ve Ekonomi Bakanlığı tarafından yürütülen nihai gözden
geçirme soruşturması kapsamında alınan kesin önlem kararının yürürlüğe
konulması ile bu karara temel teşkil edecek bilgi ve bulguların ortaya
konulmasıdır.
Dayanak
MADDE 2 –
(1) Bu Tebliğ, 14/6/1989 tarihli ve 3577 sayılı İthalatta Haksız Rekabetin
Önlenmesi Hakkında Kanun, 20/10/1999 tarihli ve 99/13482 sayılı Bakanlar
Kurulu Kararı ile yürürlüğe konulan İthalatta Haksız Rekabetin Önlenmesi
Hakkında Karar ve 30/10/1999 tarihli ve 23861 sayılı Resmî Gazete’de
yayımlanan İthalatta Haksız Rekabetin Önlenmesi Hakkında Yönetmeliğe
dayanılarak hazırlanmıştır.
Tanımlar
MADDE 3 –
(1) Bu Tebliğde geçen;
a) ABD: Amerika
Birleşik Devletlerini,
b) AGGS: Ara
gözden geçirme soruşturmasını,
c) Bakanlık:
Ekonomi Bakanlığını,
ç) ÇHC: Çin Halk
Cumhuriyetini,
d) Genel Müdürlük:
Bakanlık İthalat Genel Müdürlüğünü,
e) GTİP: Gümrük
tarife istatistik pozisyonunu,
f) Kanun:
14/6/1989 tarihli ve 3577 sayılı İthalatta Haksız Rekabetin Önlenmesi
Hakkında Kanunu,
g) NGGS: Nihai
gözden geçirme soruşturmasını,
ğ) TÜİK: Türkiye
İstatistik Kurumunu,
h) UTM:
Uluslararası Ticaret Merkezini,
ı) Yönetmelik:
30/10/1999 tarihli ve 23861 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan İthalatta
Haksız Rekabetin Önlenmesi Hakkında Yönetmeliği,
i) YÜD: Yerli
üretim dalını,
ifade eder.
İKİNCİ
BÖLÜM
Genel
Bilgi ve İşlemler
Mevcut önlem ve
soruşturma
MADDE 4 – (1)
31/12/2010 tarihli ve 27802 sayılı (5 inci mükerrer) Resmî Gazete’de
yayımlanan İthalatta Haksız Rekabetin Önlenmesine İlişkin Tebliğ (Tebliğ
No: 2011/1) ile ÇHC menşeli “cam elyafı takviye malzemeleri”nin ithalinde
CIF bedelin %20,20’si ve %23,75’i arasında firma bazında değişen oranlarda
dampinge karşı kesin önlem yürürlüğe konulmuştur.
(2) Yerli üretici
Cam Elyaf Sanayii Anonim Şirketi firması tarafından söz konusu önlemin
dampingli ithalatın YÜD üzerinde oluşturduğu zararın ortadan kalkması için
yeterli olmadığı iddiasıyla yapılan AGGS açılması başvurusu üzerine
başlatılan AGGS, 17/4/2015 tarihli ve 29329 sayılı Resmî Gazete’de
yayımlanan İthalatta Haksız Rekabetin Önlenmesine İlişkin Tebliğ (Tebliğ
No: 2015/5) ile sonuçlandırılmış ve dampinge karşı önlem oranları CIF
bedelinin %24,50’si ve %35,75’i olmak üzere yeniden belirlenmiştir.
(3) Diğer
taraftan, 22/8/2015 tarihli ve 29453 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan
İthalatta Haksız Rekabetin Önlenmesine İlişkin Tebliğ (Tebliğ No:
2015/5)’de Değişiklik Yapılmasına Dair Tebliğ ile “boru ve tüplerin
izolasyonuna mahsus kokiller ve mahfazalar” söz konusu önlem kapsamı
haricinde tutulmuştur.
(4) Yönetmeliğin
35 inci maddesinin ikinci fıkrası hükmünce, 21/3/2015 tarihli ve 29302
sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan İthalatta Haksız Rekabetin Önlenmesine İlişkin
Tebliğ (Tebliğ No: 2015/4) vasıtasıyla mevcut önlemlerin yürürlükte kalma
sürelerinin sona ereceği ve ilgili ürünün yerli üreticilerinin mevzuatta
öngörülen sürelerde yeterli delillerle desteklenmiş bir başvuru ile NGGS
açılması talebinde bulunabilecekleri duyurulmuştur.
(5) Bu kapsamda
bahse konu önlemin yürürlükten kalkması halinde önleme konu üründe
dampingin ve zararın devam edeceği veya yeniden meydana geleceği iddiasıyla
Cam Elyaf Sanayii Anonim Şirketi firması tarafından gerçekleştirilen başvuru
üzerine, 18/11/2015 tarihli ve 29536 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan
İthalatta Haksız Rekabetin Önlenmesine İlişkin Tebliğ (Tebliğ No: 2015/50)
ile başlatılan NGGS tamamlanmıştır. Söz konusu soruşturma süresince önlem
yürürlükte kalmaya devam etmiştir.
Yerli üretim
dalının temsil niteliği
MADDE 5 –
(1) Yönetmeliğin 18 inci maddesinin birinci fıkrası ile 20 nci maddesi
çerçevesinde başvuru sahibi Cam Elyaf Sanayii Anonim Şirketi firmasının
ürünün tek yerli üreticisi olarak yerli üretim dalını temsil yeteneğini
haiz olduğu değerlendirilmiş olup anılan firma bu Tebliğin ilgili
bölümlerinde YÜD olarak anılacaktır.
İlgili
tarafların bilgilendirilmesi, dinlenmesi ve bilgilerin değerlendirilmesi
MADDE 6 – (1)
Soruşturma açılmasını müteakip, önlem konusu ürünün Bakanlık tarafından
bilinen ÇHC’de mukim üreticilerine/ihracatçılarına, Türkiye’de yerleşik
ithalatçılarına ve ayrıca soruşturmaya konu ülkede yerleşik diğer
üreticilere/ihracatçılara iletilebilmesini teminen ÇHC’nin Ankara’daki
Büyükelçiliğine soruşturmanın açılışına ilişkin bildirimde bulunulmuştur.
(2) Bildirimde,
soruşturma açılış Tebliğine, başvurunun gizli olmayan özetine ve soru
formlarına nereden erişileceği hususunda bilgi verilmiştir.
(3) Taraflara soru
formunu yanıtlamaları için posta süresi dâhil 37 gün süre tanınmıştır.
Ayrıca ilgili tarafların süre uzatımı yönündeki mâkul talepleri
karşılanmıştır.
(4) YÜD,
soruşturma süresi boyunca Bakanlık ile işbirliği içinde olmuş ve
gerektiğinde talep edilen ilave bilgileri temin etmiştir.
(5) Soruşturma
döneminde ithalat gerçekleştirdiği tespit edilen ithalatçı firmalardan
kendilerine soru formu gönderilmiş olanların 13’ünden soru formuna yanıt
alınmıştır.
(6) Soruşturma
döneminde ihracat gerçekleştirdiği tespit edilen ÇHC’de yerleşik
üretici/ihracatçı firmalara soru formu gönderilmiş ancak hiçbir firmadan
tam ve eksiksiz yanıt alınmamıştır. Bununla beraber; ÇHC’de yerleşik
ihracatçı Jiangsu Changhai Composite Materials Holding Co., Ltd. firması
soru formu eki bazı tabloları doldurmuş ve bazı belgeleri Bakanlığa
iletmiştir.
(7) Öte yandan,
soruşturmanın açılmasını müteakiben İstanbul Ticaret Odası, soruşturma
hakkındaki görüş ve değerlendirmelerini Genel Müdürlüğe iletmiştir.
(8) Soruşturmaya
ilişkin bilgi ve bulguların tamamlanması akabinde, soruşturma sonucunda
alınacak karara esas teşkil edecek bilgi, bulgu, tespit ve
değerlendirmeleri içeren “Nihai Bildirim Raporu” 1/9/2016 tarihinde ilgili
tarafların bilgisine sunulmuştur. Söz konusu bildirim, soruşturma konusu
ülkenin Ankara Büyükelçiliği ile soruşturma sırasında görüş bildiren
ithalatçılar ile İstanbul Ticaret Odası ve YÜD’e iletilmiştir.
(9) Nihai Bildirim
Raporu’na ilişkin yerli üretici ile 5 ithalatçı firma Genel Müdürlüğümüze
yazılı görüşlerini iletmiştir.
(10) Tarafların
soruşturma boyunca ortaya koyduğu tüm bilgi, belge ve görüşler incelenmiş,
mezkûr görüşlerden mevzuat kapsamında değerlendirilebilecek olanlarına bu
Tebliğin ilgili bölümlerinde değinilmiştir. Ayrıca, ilgili taraflardan
alınan bilgi ve belgelerin gizli olmayan nüshaları, talep eden bütün ilgili
tarafların bilgisine sunulmak üzere hazır tutulmuştur.
Yerinde
doğrulama soruşturmaları
MADDE 7 –
(1) Yönetmeliğin 21 inci maddesi çerçevesinde başvuru sahibi yerli üretici
Cam Elyaf Sanayii Anonim Şirketi firmasının Kocaeli’deki üretim ve idari
tesislerinde yerinde doğrulama soruşturması gerçekleştirilmiştir.
Gözden geçirme
dönemi
MADDE 8 – (1)
Önlemin yürürlükten kalkması durumunda, dampingin ve zararın devamı veya
yeniden meydana gelmesinin muhtemel olup olmadığının tespiti için
1/1/2013–31/12/2015 dönemi gözden geçirme dönemi olarak alınmıştır.
ÜÇÜNCÜ
BÖLÜM
Soruşturma
Konusu Ürün ve Benzer Ürün
Soruşturma
konusu ürün ve benzer ürün
MADDE 9 – (1)
(Değişik:RG-30/12/2017-30286 Mükerrer) Soruşturma konusu olan önleme
tabi ürün; 7019.11.00.00.00, 7019.12.00.00.00, 7019.19.10.00.00,
7019.19.90.00.00, 7019.31.00.00.00, 7019.90.00.10.00 ve 7019.90.00.30.00
GTİP’leri altında yer alan “cam elyafı takviye malzemeleri (boru ve
tüplerin izolasyonuna mahsus kokiller ve mahfazalar hariç; taşlama ve
kesici disklerde kullanılan delikli disk şeklindeki cam dokuma hariç)”dir.
(2) Cam elyafı;
silika, kolemanit, alüminyum oksit, soda, magnezyum oksit, bor gibi
geleneksel cam üretim hammaddelerinden üretilmektedir. Hammadde bileşimi,
çok ince öğütülerek, homojen bir karışım elde etmek üzere karıştırılır ve
yaklaşık 1.550 C sıcaklıkta çalışan bir ergitme fırınına beslenir. Fırın
içinde, karışım yavaşça sıvı hale getirilir. Kovanlardan akan filamentlerin
ısı değeri su ve hava ile soğutularak düşürülür ve korunma amacıyla
kimyasal bir bağlayıcı ile kaplanır. Filamentlerin bir araya getirilmesiyle
demet elde edilir.
(3) Cam elyafı
temel olarak tek uçlu fitiller, çok uçlu fitiller, kırpılmış demetler ve
kırpılmış demetlerden keçeler olmak üzere dört ürün grubuna ayrılabilir.
Tek uçlu fitiller, demetlerin doğrudan sarılarak R/F fırınlarında
kurutulmasıyla elde edilen ürünlerdir. Direkt sarma fitiller olarak da
adlandırılan tek uçlu fitiller, silo, depo veya boru gibi silindirik
ürünlerin sarma tekniği ile üretiminde, her türlü içi boş ve/veya dolu
profilin devamlı çekme yöntemiyle üretiminde ve dokunmamış çok açılı
kumaşların üretiminde kullanılmaktadır.
(4) Çok uçlu
fitiller, demet gruplarının birbirine paralel olarak bükülmeden sarılması
yöntemiyle üretilmektedir. Çok uçlu fitiller, talebe göre farklı tekslerde
üretilip pazara sunulmaktadır. Akrilik küvet üretimi, ışık geçirgen panel
üretimi, cam elyaf takviyeli plastik boru ve otomobil tavanı üretimi çok
uçlu fitillerin başlıca kullanım alanlarını oluşturmaktadır. Ayrıca, sıcak
baskı kalıplama ve santrifüj kalıplama tekniklerinde de çok uçlu fitil
kullanılabilmektedir.
(5) Kırpılmış
demet üretiminde, öncelikle kimyasal bağlayıcı ile kaplanan demetler,
kırpma makinesinin arkasına dizilmektedir. Makineye dizilen demetler kırpma
ünitesinde istenilen uzunluklarda kırpılmakta ve kırpılan demetler
kullanılacak ürüne göre fırınlanarak kademeli ve vibrasyonlu elekten
geçirilerek ambalajlanmaktadır. Kırpılmış demetler, sıcak baskı
kalıplamalarında; otomotiv, elektrik/elektronik, beyaz eşya ve mühendislik
ürünlerinin plastiklerinin, termoplastik granüllerin, debriyaj ve fren
balatalarının üretiminde ve su tabanlı dağılım uygulamalarında
kullanılmaktadır.
(6) Kırpılmış
demetlerden keçe üretiminde, özel olarak hazırlanmış demetler, kırpıcı
bölümüne yerleştirilmekte ve 50 mm uzunlukta kırpılarak yürüyen bir bant
üzerine tesadüfî görünümde dağıtılmaktadır. Bant üzerindeki bu demetler
reçine esaslı toz veya sıvı bağlayıcı ile bir arada tutulurken
fırınlanmaktadır. Fırından geçirilen demetler soğurken, rulolar arasından
geçirilerek düzleştirilmekte ve bu şekilde keçe üretimi tamamlanmaktadır.
Keçeler, tekne üretiminde; otomotiv yedek parça ve aksesuarlarının
üretiminde; yapı elemanları, yalıtım malzemeleri, çatı ve cephe kaplamaları
için levha üretiminde; sandviç yapıdaki kamyon kasaları ile jelkotlu
laminat üretiminde kullanılmaktadır.
(7) Soruşturma
esnasında İstanbul Ticaret Odası da görüş vermiş ve sektörün yaşadığı
olumsuz etkilerin henüz ortadan kalkmadığından bahisle; konuyla ilgili
Meslek Komitelerinin, mevcut dampinge karşı önlemin sürdürülmesi yönünde değerlendirmede
bulunduklarını ifade etmiştir.
(8) Soruşturma
esnasında bazı ithalatçılar ve kullanıcılar, yerli üreticinin ürün
kompozisyonunu çeşitlendiremediğini ve yurtiçinde ihtiyaçlarına cevap verecek
kompozisyonda üretim yapmadığını ifade etmişlerdir. Bu kapsamda YÜD’ün
ürünün kimyasal dayanım gerektiren alanlarda kullanılan ECR tipi, AR camı,
15 teks keçeler, bükümlü tekstüre iplikler gibi tiplerini üretemediğini
belirtmişlerdir. Yürürlükteki mevzuat uyarınca YÜD’ün soruşturma konusu
ürünün tüm tiplerini üretmek gibi bir zorunluluğu bulunmamaktadır. Yapılan
incelemelerden, YÜD’ün ürün gamının ürünün temel tiplerini içerdiği; ancak
AR camı, 15 split teksten demetli keçeler ve ECR tipini üretmediği
anlaşılmaktadır. YÜD, 15 split teksten demetli keçelerin üretim
yeterliliğinin bulunduğunu, ECR ürünler için ise kompozit ürünlerde
kimyasal maddelerle temas eden kısmın polyester reçine olduğunu ve cam
elyafın kimyasal dayanım gerektirmediğini, dolayısıyla E tipi cam elyafı
ürününün mekanik özellikler bakımından ECR tipi cam elyafı ile ikame
edilebileceğini ifade etmiştir.
(9) Soruşturma
esnasında soruşturma konusu ürünün bazı ithalatçıları ve kullanıcıları,
yerli üreticinin cam elyaf üretiminde kullandığı teknolojinin geri olması,
küçük ölçekli üretim yapması ve kapasitesinin yetersiz olması gibi
nedenlerle maliyetlerini düşüremediği; ayrıca, yerli üreticinin büyüme için
bir yatırım planına sahip bulunmadığı yönünde iddialarda bulunmuşlardır.
Söz konusu iddialara cevaben YÜD tarafından, 2015 yılı sonundan bu yana
üretime ara verilmediği, yurtiçi sanayici müşterilerinin taleplerinin
karşılandığı; kapasite arttırımına ilişkin yeni fırın yatırımlarının
bulunduğu ifade edilmiştir.
(10) Nihai
Bildirim sonrası bazı ithalatçı ve kullanıcı firmalardan, cam elyaf
takviyeli beton üretiminde kullanılan AR tipi üretimin yapılmadığı, bu
ürünü girdi olarak kullanan sektörlerde yapılan ithalata uygulanan
yürürlükteki önlemin ihracat pazarlarında rekabet gücünü zayıflatacağının
düşünüldüğü yönünde görüşler alınmıştır. Yürürlükteki mevzuat uyarınca
YÜD’ün soruşturma konusu ürünün tüm tiplerini üretmek gibi bir zorunluluğu
bulunmamaktadır. Yapılan incelemelerden, YÜD’ün ürün gamının ürünün temel
tiplerini içerdiği görülmüş olup söz konusu ithalatın dahilde işleme rejimi
kapsamında yapılanları dampinge karşı önleme tabi olmamaktadır.
(11) Nihai
Bildirim sonrasında bazı ithalatçı firmalardan Avrupa Birliğinin ilgili
ürüne yönelik uyguladığı antidamping önlem oranları dikkate alınarak bir
vergi oranı belirlenmesi talep edilmiştir. Ayrıca, ÇHC’li üreticilerin
ülkemize ve Avrupa Birliğine ihraç fiyatları farklılığının, ürün
kompozisyonu farklılığından kaynaklandığı iddia edilmiştir. Bilindiği
üzere, başka ülkelerce hesaplanan marjlar ve uygulanan önlemlere yönelik
talepler mevzuat kapsamında herhangi bir değerlendirmeye tabi
tutulmamaktadır.
(12) İthalatta
Haksız Rekabetin Önlenmesine İlişkin Tebliğ (Tebliğ No: 2011/1) ile
sonuçlandırılan esas soruşturma ile İthalatta Haksız Rekabetin Önlenmesine
İlişkin Tebliğ (Tebliğ No: 2015/5) ile tamamlanan AGGS’de YÜD tarafından
üretilen ürün ile önlem konusu ürün arasında fiziksel özellikler, kullanım
alanları, dağıtım kanalları, müşteriler ve hitap ettikleri pazarlar
açısından bir fark olmadığı ve bu çerçevede, bahse konu ürün ile ithal
ürünün Yönetmeliğin 4 üncü maddesi çerçevesinde “benzer ürün” olduğu tespit
edilmiştir. Bu defa da ilgili başvuru kapsamında yapılan değerlendirmede,
benzer ürüne yönelik tespiti değiştirecek herhangi bir bulguya
rastlanmamıştır. Bu nedenle, söz konusu ürünlerin benzer ürün olduğu
tespiti geçerliliğini korumaktadır.
(13) Önlem konusu
ürün ile ilgili açıklamalar genel içerikli olup uygulamaya esas olan, Türk
Gümrük Tarife Cetvelinde yer alan GTİP ve bu Tebliğin 24 üncü maddesinde
yer alan tabloda yer alan eşya tanımıdır. Bununla beraber, önlem konusu
eşyanın Türk Gümrük Tarife Cetvelinde yer alan tarife pozisyonunda ve/veya
tanımında yapılacak değişiklikler uygulamaya halel getirmemektedir.
DÖRDÜNCÜ
BÖLÜM
Dampingin
Devamı ve Yeniden Meydana Gelmesi İhtimali
Genel
açıklamalar
MADDE 10 – (1)
Yönetmeliğin 35 inci maddesi çerçevesinde önlemin yürürlükten kalkması
halinde dampingin devam etmesinin veya yeniden meydana gelmesinin muhtemel
olup olmadığı incelenmiştir.
(2) Soruşturma
sırasında yeni bir damping marjı hesaplanmamış, esas soruşturmada
hesaplanmış olan damping marjı gösterge olarak dikkate alınmıştır.
Esas
soruşturmada tespit edilen damping marjları
MADDE 11 – (1)
Mevcut dampinge karşı önlemin hukuki ve idari altyapısını teşkil eden esas
soruşturma esnasında tespit edilen damping marjları, firmaların önlemin
yürürlükten kalkması halindeki muhtemel davranışlarını yansıtacak önemli
bir göstergedir. Buna göre, esas soruşturma sırasında ÇHC’de yerleşik
üretici-ihracatçı firmalar için damping marjları CIF bedelin yüzdesi
olarak; Chongqing Polycomp International Corporation firması için %24,5;
Jushi Group Company Limited firması için %53,6 ve Taishan Fiberglass
Incorporation firması için %42,7 oranında tespit edilmiştir.
BEŞİNCİ
BÖLÜM
Zararın
Devamı veya Yeniden Meydana Gelmesi İhtimali
Genel
açıklamalar
MADDE 12 – (1)
Yönetmeliğin 35 inci maddesi çerçevesinde, gözden geçirme döneminde
YÜD’deki zarar durumu ve önlemin yürürlükten kalkması halinde zarara etki
edebilecek muhtemel gelişmeler incelenmiştir. Bu çerçevede, ithalatın
miktarı ve gelişimi, ithalat fiyatlarının gelişimi, fiyat kırılması ve
baskısı ile YÜD’ün ekonomik göstergeleri incelenmiştir.
(2) Önlem konusu
ürünün genel ithalatı ve soruşturmaya konu ülkeden yapılan ithalatın
incelemesinde TÜİK verileri kullanılmıştır.
(3) Soruşturmaya
ilişkin hesaplamalar gözden geçirme dönemi için yapılmış ve 2015 yılı ilk 9
aylık verileri yıllıklandırılarak kullanılmıştır. Veriler 2013 yılı 100
olacak şekilde endekslenmiştir.
Ürünün genel
ithalatı ve ithalatın fiyatları
MADDE 13 –
(1) Önlem konusu ürünün 2013-2015 döneminde tüm ülkelerden gerçekleşen
ithalat rakamları incelendiğinde 2013 yılında 43.257 Ton olan ithalatın,
2014 yılında yükselerek 47.027 Ton seviyesine geldiği, 2015 yılında ise
45.253 Ton olarak gerçekleştiği görülmektedir. Toplam ithalatın değeri ise
2013-2015 döneminde sırasıyla 55,5 milyon, 61,8 milyon ve 61,2 milyon ABD
Doları olarak gerçekleşmiştir. Gözden geçirme döneminde genel ithalat
miktar olarak %5 oranında artarken, değer olarak %10 artış göstermiştir.
(2) Genel
ithalatın birim fiyatının ise 2013-2015 döneminde sırasıyla 1.284, 1.315 ve
1.354 ABD Doları/Ton olarak gerçekleştiği ve artan bir seyir izlediği
görülmüştür.
Ürünün önlem
konusu ülkeden ithalatı ve ithalatın fiyatları
MADDE 14 –
(1) Önlem konusu ürünün 2013-2015 döneminde soruşturma konusu ülkeden
gerçekleşen ithalat rakamları incelendiğinde 2013 yılında 25.388 Ton olan
ithalatın, 2014 yılında 9.517 Ton seviyesine düştüğü; ancak 2015 yılında tekrar
yükselerek 12.539 Ton olarak gerçekleştiği görülmektedir. Soruşturma konusu
ülke menşeli ithalatın değeri ise 2013-2015 döneminde sırasıyla 24,1
milyon, 11,4 milyon ve 16 milyon ABD Doları olarak gerçekleşmiştir. Gözden
geçirme döneminde; yürürlükteki önlemin ve 2015 yılındaki önlem artışının
da etkisiyle ÇHC menşeli ithalat değer olarak %34, miktar olarak ise %51
oranında gerilemiştir.
(2) ÇHC menşeli
ithalatın birim fiyatı ise 2013-2015 döneminde sırasıyla 950, 1.201 ve
1.277 ABD Doları/Ton olmuştur. Söz konusu fiyatlar ürünün anılan dönemde
dünya fiyatlarındaki artış trendi ile de uyumlu şekilde gerçekleşmiştir.
Ürünün üçüncü
ülkelerden ithalatı ve ithalatın fiyatları
MADDE 15 – (1)
Önlem konusu ürünün 2013-2015 döneminde üçüncü ülkelerden gerçekleşen
ithalat rakamları incelendiğinde 2013 yılında 17.869 Ton olan ithalatın,
2014 yılında 37.510 Ton ve 2015 yılında ise 32.714 Ton olarak gerçekleştiği
görülmektedir. Üçüncü ülkeler menşeli ithalatın değeri ise 2013-2015
döneminde sırasıyla 31,4 milyon, 50,4 milyon ve 45,2 milyon ABD Doları
olarak gerçekleşmiştir. Gözden geçirme döneminde üçüncü ülkeler menşeli
ithalat değer olarak %44, miktar olarak %83 oranında artış göstermiştir.
(2) Üçüncü ülkeler
menşeli ithalatın birim fiyatı ise 2013-2015 döneminde sırasıyla 1.759,
1.344, 1.384 ABD Doları/Ton olarak gerçekleşmiştir.
Türkiye toplam
benzer mal tüketimi ve pazar payları
MADDE 16 – (1)
Önlem konusu ithalatın nispi olarak değişimini görebilmek için, söz konusu
ithalatın toplam Türkiye benzer mal tüketimi içindeki payı incelenmiştir.
Bu bağlamda, tek yerli üretici ile temsil edilen YÜD’den temin edilen yurt
içi satış miktarları ile genel ithalat miktarları ton bazında toplanarak
ilgili yılda benzer mala ilişkin Türkiye toplam tüketim rakamı elde
edilmiştir. Veriler eğilimin sağlıklı şekilde görülmesi için 2013 yılı 100
olacak şekilde endekslenmiştir.
(2) Bu veriler
çerçevesinde, Türkiye benzer mal tüketimi endeks değeri 2013 yılı için 100
olarak alındığında 2014 yılında 93’e düşmüş, 2015 yılında ise 94’e
yükselmiştir.
(3) YÜD’ün pazar
payı ise 2013 yılında 100 iken, takip eden yıllarda; var olan önleme rağmen
sırasıyla 80 ve 88 olarak gerçekleşmiştir.
(4) ÇHC’nin
Türkiye benzer mal tüketimi içindeki pazar payı 2013-2015 yıllarında
sırasıyla 100, 40 ve 52 olarak gerçekleşmiştir.
(5) Diğer
ülkelerden gerçekleştirilen ithalatın Türkiye benzer mal tüketimi içindeki
pazar payı ise 2013-2015 döneminde sırasıyla 100, 226 ve 194 olarak
gerçekleşmiştir.
Fiyat kırılması
ve fiyat baskısı
MADDE 17 –
(1) Önlem konusu ithal ürünün Türkiye pazarına giriş fiyatlarının YÜD’ün
fiyatlarının ne kadar altında kaldığını gösteren fiyat kırılması hesabında,
soruşturma konusu ülke olan ÇHC’den gerçekleşen ithalatın CIF bedeline %7
oranında gümrük vergisi ile %5 oranında gümrükleme masrafı eklenmiş ve
önlem konusu ürünün Türkiye piyasasına giriş fiyatı bulunmuştur. Dampinge
karşı önlemin söz konusu olmadığı bir ortamda önlem konusu ülke menşeli
ürünün Türkiye pazarına giriş fiyatının hangi düzeyde olacağına ilişkin
değerlendirmeyi mümkün kılmak amacıyla anılan fiyata dampinge karşı önlem
eklenmemiştir. Bu şekilde elde edilen fiyat, YÜD’ün yıllık ağırlıklı
ortalama yurt içi satış fiyatları ile mukayese edilerek önlem konusu
ülkenin ihraç fiyatının YÜD’ün ağırlıklı ortalama iç piyasa satış
fiyatlarını hangi oranda kırdığı tespit edilmiştir.
(2) ÇHC menşeli
önlem konusu ürünün Türkiye piyasasına giriş fiyatlarının YÜD’ün yurt içi
satış fiyatlarını 2013-2015 döneminde sırasıyla %3X, %X ve -%1X oranlarında
kırdığı tespit edilmiştir. Nihai Bildirim sonrasında, bazı ithalatçı
firmalar 2015 yılına ilişkin fiyat kırılmasının eksi oranda olmasının yerli
üretici için ÇHC menşeli ürünlerin bir tehdit oluşturmadığını iddia etmiş
olsa da; önlem konusu ürüne ilişkin fiyat kırılmasının olmamasında, ÇHC’li
bazı üreticilerin düşük fiyatlı bazı ürün tiplerinin üretimini Mısır’a
kaydırmaları sonucu ÇHC menşeli önlem konusu ithal ürünlerin daha yüksek
fiyatlı ürün gruplarına kaymasının ve döviz kurundaki artışın etkisinin
bulunduğu değerlendirilmiştir.
(3) Önlem konusu
ürüne ilişkin fiyat kırılması hesabına ek olarak, YÜD’ün olması gereken iç
piyasa satış fiyatı ile önlem konusu ithal ürünün Türkiye pazarına giriş
fiyatlarını karşılaştıran fiyat baskısı hesabı da yapılmıştır. Fiyat
baskısı hesabında yer alan YÜD’ün olması gereken satış fiyatı, YÜD’ün
gözden geçirme döneminde gerçekleşmiş ağırlıklı ortalama birim ticari
maliyetine %6 makul kâr oranı eklenerek bulunmuştur. Bulunan bu fiyat
birinci fıkrada nasıl hesaplandığı açıklanan ÇHC menşeli ithalatın Türkiye
piyasasına giriş fiyatlarıyla karşılaştırılmıştır. Yapılan baskı hesabı
sonucunda, ÇHC menşeli önlem konusu ürünün Türkiye piyasasına giriş
fiyatlarının YÜD’ün yurt içi satış fiyatlarını 2013-2015 döneminde
sırasıyla %4X, %X ve -%1X oranlarında baskı altında tuttuğu tespit
edilmiştir.
Yerli üretim
dalının ekonomik göstergeleri
MADDE 18 –
(1) YÜD ekonomik göstergelerinin değerlendirilmesinde, başvuru sahibi yerli
üretici firmanın 2013-2015 dönemi verileri incelenmiştir.
(2) Eğilimin
sağlıklı bir şekilde incelenmesi amacıyla, YÜD’ün 2015 yılına ilişkin dokuz
aylık verileri yıllıklandırılmış olup; Türk Lirası bazındaki veriler için
ise TÜİK’ten temin edilen yıllık ortalama Üretici Fiyatları Endeksi
kullanılarak enflasyondan arındırılmış reel değerler esas alınmıştır.
Enflasyondan arındırılarak elde edilen reel değerler 2013 yılı 100 kabul
edilerek endekslenmiştir.
a) Üretim,
kapasite ve kapasite kullanım oranı (KKO)
1) YÜD’ün ilgili
üründe 2013 yılında 100 olan üretim miktar endeksi, 2014 yılında 83, 2015
yılında ise 87 olmuştur.
2) YÜD’ün önlem
konusu üründe kurulu kapasitesi 2013-2015 döneminde sabit kalırken; KKO
endeksi bahse konu dönemde sırasıyla 100, 83 ve 87 olarak tespit
edilmiştir.
b) Yurt içi ve
yurt dışı satışlar
1) YÜD’ün önlem
konusu üründe 2013 yılında 100 olan yurt içi satış miktar endeksi, 2014
yılında 75’e düşmüş, 2015 yılında ise 83 olarak gerçekleşmiştir.
2) Aynı dönemde,
yurt içi satışların değeri reel olarak incelendiğinde 2013 yılında 100 olan
endeksin, 2014 yılında 81 ve 2015 yılında 90 olarak gerçekleştiği
görülmüştür.
3) Dönem
itibariyle YÜD’ün yurt dışı satışları ise miktar bazında 2013 yılı 100
olmak üzere 2014 yılında 95’e düşmüş; 2015 yılında ise 97 olarak
gerçekleşmiştir.
4) Yurt dışı
satışların değer bazında gelişimi incelendiğinde ise 2013 yılında 100 olan
endeksin, 2014 yılında 97’ye düştüğü; 2015 yılında ise tekrar 100
seviyesine yükseldiği görülmüştür.
c) Yurt içi satış
fiyatları
1) YÜD’ün yurt içi
birim satış fiyat endeksi baz yılda 100 iken 2014 yılında 109’a çıkmış,
2015 yılında ise 109 seviyesinde sabit kalmıştır.
ç) Pazar payı
1) Önlem konusu üründe
YÜD’ün pazar payı endeks değeri 2013-2015 döneminde sırasıyla 100, 80 ve 88
düzeyindedir.
d) Stoklar
1) YÜD’ün ilgili
üründeki stok verileri incelendiğinde, miktar bazında 2013 yılında 100,
2014 yılında 99 olan dönem sonu stok endeksinin, 2015 yılında 81
seviyesinde seyrettiği görülmüştür.
2) 2013-2015
döneminde stok çevrim hızları ise 100, 83 ve 109 olarak gerçekleşmiştir.
e) İstihdam
1) YÜD’ün önlem
konusu ürün üretiminde çalışan toplam direkt işçi sayısı endeksi 2013
yılında 100 iken 2014 yılında 94, 2015 yılında ise 91 olarak
gerçekleşmiştir.
f) Ücretler
1) YÜD’ün aylık
brüt işçi ücret endeksi 2013 yılı 100 olmak üzere 2014 yılında 94, 2015
yılında ise 99 düzeyinde gerçekleşmiştir.
g) Verimlilik
1) YÜD’ün ilgili
ürün üretiminde işçi başına düşen üretim rakamını yansıtan verimlilik
endeksi 2013-2015 döneminde sırasıyla 100, 89 ve 96 olmuştur.
ğ) Maliyetler ve
kârlılık
1) YÜD’ün ilgili
üründe ortalama birim ticari maliyet endeksi 2013 yılı 100 olmak üzere 2014
yılında 104, 2015 yılında ise 101 olmuştur.
2) YÜD’ün önlem
konusu üründe ticari maliyetleri ve ortalama yurt içi satış fiyatları
dikkate alınarak hesaplanan yurt içi ürün birim kârlılık endeksi 2013 yılı
-100 olmak üzere 2014 yılında -12, 2015 yılında ise 276 düzeyinde
gerçekleşmiş olup 2015 yılı kâr oranının sektördeki makul kâr seviyelerinde
gerçekleştiği görülmüştür.
h) Nakit akışı
1) YÜD’ün önlem
konusu ürün satışlarından elde ettiği nakit akışı endeksi 2013 yılı 100
olarak alındığında 2014 yılında 145, 2015 yılında ise 186 olarak tespit edilmiştir.
ı) Büyüme
1) YÜD’ün bütün
faaliyetleri ile ilgili olarak, bilançosunda yer alan aktif büyüklüğü reel
olarak 2013-2015 döneminde sırasıyla 100, 82 ve 85 olarak gerçekleşmiştir.
i) Net kârlılık,
özsermaye kârlılığı ve yatırım hâsılatı
1) YÜD’ün bütün
faaliyetleri ile ilgili olarak 2013 yılında -100 olan net kârlılık (Net
Kâr/Net Satış) endeksi, takip eden yıllarda sırasıyla -38 ve 649 olarak
gerçekleşmiştir.
2) Özsermaye
kârlılığının göstergesi olarak kabul edilen Net Kâr/Özsermaye endeksi 2013
yılında -100 iken takip eden yıllarda sırasıyla -35 ve 711 olarak
gerçekleşmiştir.
3) Yatırımların
geri dönüş oranının göstergesi olarak kabul edilen Net Kâr/Aktif Toplamı
endeksi 2013 yılında -100 iken takip eden yıllarda sırasıyla -39 ve 719
olarak gerçekleşmiştir.
j) Özsermaye
artışı
1) YÜD’ün bütün
faaliyetleri ile ilgili olarak, 2013 yılında 100 olan özsermaye büyüklük
endeksi takip eden yıllarda sırasıyla 91 ve 86 olarak gerçekleşmiştir.
k) Yatırımların
seyri
1) YÜD’ün bütün
faaliyetlerine ilişkin yenileme yatırımları 2013 yılında 100, takip eden
yıllarda sırasıyla 128 ve 66 olarak gerçekleşmiştir.
Yerli üretim
dalının ekonomik göstergelerinin değerlendirilmesi
MADDE 19 – (1)
Gözden geçirme döneminde YÜD’ün önlem konusu üründe üretim, kapasite
kullanım oranı, yurt içi satış miktarının düştüğü, yurt içi satış
miktarındaki düşmeyi göze alan firmanın üründen kâr edebilmek için birim
satış fiyatlarını arttırma yoluna gittiği görülmektedir. Söz konusu
fiyatların artması sonucunda ise; birim maliyetlerin birim fiyatlar kadar
artmaması nedeniyle ve finansman giderlerindeki düşüşün de olumlu
etkisiyle, kârlılık oranlarında iyileşme yaşandığı; ancak kârlılığın var
olan önlemin de etkisiyle sektördeki makul kâr oranları seviyesine
yaklaştığı görülmektedir. Yine de YÜD’ün önlem konusu üründe ancak 2015
yılında kâra geçebildiği; gözden geçirme döneminin diğer yıllarında ise
önlemin varlığına rağmen önlem konusu üründe zarar ettiği tespit
edilmiştir. İlaveten, gözden geçirme döneminde YÜD’ün pazar payı reel
olarak %12 oranında azalmış, direkt işçi sayısı ve verimliliği de düşüş
göstermiştir. Dönem sonu stoklar miktarı ise; dampinge karşı önlemin de
olumlu etkisiyle YÜD’ün lehine olacak şekilde reel olarak %19 oranında
azalmıştır.
(2) YÜD geneli göstergeler
olarak adlandırılan tüm ürünlerde firma bilanço aktif büyüklüğü, firma
özsermayesi ve firma yenileme yatırımlarında gözden geçirme döneminde
olumsuz seyir gözlenmiştir. Öte yandan, yatırımların geri dönüş oranı,
özsermaye kârlılığı gibi göstergelerinin gözden geçirme döneminde olumlu
bir seyir izlediği görülmüştür.
(3) Tüm bu veriler
birlikte değerlendirildiğinde, önlemin kalkması halinde YÜD’deki zararın
devamının veya yeniden meydana gelmesinin muhtemel olduğu sonucuna
ulaşılabilmektedir.
ALTINCI
BÖLÜM
Dampingin
ve Zararın Devamı veya Yeniden Meydana Gelmesi
İhtimalinin
Değerlendirilmesi
Genel
açıklamalar
MADDE 20 – (1)
Yönetmeliğin 35 inci maddesi hükümleri gereğince, önlemin yürürlükten
kalkması halinde dampingin ve zararın devam etmesinin veya yeniden meydana
gelmesinin muhtemel olup olmadığı değerlendirilmiştir. Bu çerçevede, önleme
tabi ülkedeki kapasite ve ihracat potansiyeli ile talebi etkileyen unsurlar
incelenmiştir.
Önleme tabi
ülkedeki yerleşik kapasite ve ihracat potansiyeli
MADDE 21 –
(1) Soruşturma konusu ülkenin ihracat kabiliyeti, UTM verileri ile küresel
cam elyaf piyasasına ilişkin bazı sektör raporlarından faydalanılarak
incelenmiştir.
(2) Önlem konusu
ürünün dünya ihracat pazarı 2013 yılında 6,1 milyar ABD Doları, 2014
yılında 6,7 milyar ABD Doları ve 2015 yılında 6,4 milyar ABD Doları
civarındadır. Dünya ihracat pazarından ÇHC’nin aldığı paya bakıldığında,
ÇHC’nin dünya ihracat pazarından her geçen yıl daha fazla pay aldığı
görülmektedir. Bu kapsamda, ÇHC’nin önlem konusu üründe 2013 yılında 1,2
milyar ABD Doları olan ihracatının 2014 yılında 1,3 milyar ABD Dolarına,
2015 yılında ise yaklaşık 1,4 milyar ABD Dolarına yükseldiği ve bu sayede
2013 yılında %19 olan dünya ihracatındaki pazar payının 2015 yılı sonunda
%21’e yükseldiği tespit edilmiştir. ÇHC’den sonra dünya ihracatından en
fazla pay alan diğer 3 ülke ise ABD, Malezya ve Belçika’dır.
(3) UTM
istatistiklerinde ihracat miktarındaki veri yetersizliği nedeniyle ABD’nin
2013-2015 dönemine ilişkin ihracat miktarı bilgisine ulaşılamamıştır.
Ancak, diğer önemli ihracatçı ülkelerin ihracat miktarlarına bakıldığında,
ÇHC’nin ihracat miktarlarının bu piyasada yer alan diğer tüm önemli
ihracatçı ülkelerin ihracat miktarlarının üzerinde seyrettiği
görülmektedir. Buna göre, 2013 yılında ÇHC’nin ihracat miktarı 822.827 Ton
iken Malezya ve Belçika’nın ihracat miktarları sırasıyla 288.259 Ton ve
262.686 Ton’dur. 2015 yılında ise, ÇHC’nin ihracat miktarı 913.213 Ton
iken; Malezya ve Belçika’nın ihracat miktarları sırasıyla 311.125 Ton ve 275.952
Ton olarak gerçekleşmiştir.
(4) UTM verilerine
göre ÇHC’nin önlem konusu üründe dünya ihracatındaki ülke dağılımına
bakıldığında en çok ihracat yapılan ilk 3 ülkenin ABD, Kore Cumhuriyeti ve
Japonya olduğu görülmektedir. Bu ülkelerin ÇHC ihracatından aldığı pay 2015
yılı verilerine göre sırasıyla %16, %10 ve %6’dır. Türkiye ise ÇHC’nin
ihracat pazarları arasında %1,72’lik bir payla 16 ncı sırada yer
almaktadır. ÇHC’nin Türkiye’ye olan ihracatının FOB birim fiyatının; 2013
yılında ABD, Kore Cumhuriyeti ve Japonya’ya olan ihracatın birim
fiyatlarından, 2014 yılında Japonya’ya olan ihracatın birim fiyatından ve
2015 yılında ise Kore Cumhuriyeti ve Japonya’ya olan ihracatın birim
fiyatlarından daha düşük seviyelerde gerçekleştiği görülmektedir. İlaveten;
2013 ve 2015 yıllarında, ÇHC’nin Türkiye’ye gerçekleştirdiği ihracat birim
fiyatlarının dünyaya gerçekleştirdiği ihracat birim fiyatlarından daha
düşük olduğu gözlenmiştir. Buna göre, 2013 yılında ÇHC’nin dünyaya
gerçekleştirdiği ihracatın birim fiyatı 1.456 ABD Doları/Ton iken
Türkiye’ye ihracatın birim fiyatı 1.071 ABD Doları/Ton olarak tespit
edilmiştir. 2015 yılında ise ÇHC’nin dünyaya gerçekleştirdiği ihracatın
birim fiyatı 1.503 ABD Doları/Ton iken Türkiye’ye ihracatın birim fiyatı
1.447 ABD Doları/Ton olarak tespit edilmiştir.
(5) Ayrıca,
MicromarketMonitor’e göre, 2019 yılında dünya cam elyaf piyasasının tahmini
olarak 14,2 milyar ABD Doları büyüklüğüne ulaşacağı belirtilmektedir.
(6) Kısacası,
ÇHC’nin önlem konusu ürünün üretiminde ve ihracatında önemli bir yere sahip
olduğu görülmektedir. Bunun karşılığı olarak da dünya ihracatından aldığı
payı arttıran ÇHC’nin küresel pazarda önemli üretim kapasitesine ve ihracat
kabiliyetine sahip olduğu değerlendirilmektedir.
Talebi
etkileyen unsurlar
MADDE 22 – (1)
Soruşturma esnasında bazı ithalatçılar tarafından, ithal ürünün kalite
farklılığı nedeniyle talep edildiği iddia edilmiş de olsa; önlem konusu
ithal ürün talebini etkileyen en esaslı faktörün fiyat olduğu
değerlendirilmiştir.
(2) ÇHC’li
üretici/ihracatçıların Türkiye pazarına erişim konusunda bir sıkıntı
yaşamadıkları bilinmekte olup cam elyafın temel kullanım alanları arasında
boru, otomotiv ve inşaat sektörünün yer aldığı da dikkate alındığında,
pazarın bu üreticiler için cazip koşullar sunduğu değerlendirilmektedir.
(3) Öte yandan
mevcut duruma etki edebilecek “diğer etkenler” incelendiğinde, benzer
üründe başvuru sahibi firmanın önlem konusu üründe tek üretici olduğu; bu
nedenle söz konusu ekonomik göstergelerdeki bozulmanın yurt içinde diğer
üreticilerle oluşabilecek rekabet şartlarından kaynaklanmayacağı; benzer
ürünün imalat ve/veya tüketim biçiminde farklılığın yaşanmadığı ve diğer
tüm etkenler dikkate alındığında YÜD’ün içinde bulunduğu durum ile dampinge
konu ithalat arasındaki nedensellik bağını bütünüyle ortadan kaldıracak
veya önemsiz hale getirecek bir unsurun mevcut olmadığı
değerlendirilmiştir.
YEDİNCİ
BÖLÜM
Çeşitli
ve Son Hükümler
Değerlendirme
MADDE 23 –
(1) ÇHC’nin önlem konusu üründeki üretim ve ihracat kapasitesi, dünya cam
elyaf pazarından alacağı payın artacağına ilişkin gerçekleştirilen
projeksiyonlar ile esas soruşturmada ulaşılan damping marjı ve tespitler,
mevcut önlemin ortadan kaldırılması halinde dampingin devam edebileceğine
ilişkin somut, nesnel ve kanıtlanabilir nitelik taşımaktadır.
(2) Yapılan
tespitler çerçevesinde, önlemin kaldırılması halinde soruşturma konusu
ülkenin muhtemel davranışlarını yansıtan esas soruşturmadaki damping
marjının önemli düzeylerde olduğu, soruşturma konusu ülkenin önlem konusu
üründe dünyanın en büyük ihracatçısı olduğu, Türkiye pazarının
potansiyelini, dağıtım ve pazarlama kanallarını iyi bilen soruşturma konusu
ülke ihracatçılarının önlem konusu üründe Türkiye pazarına
yönlendirebileceği önemli büyüklükte kapasitelerinin bulunduğu, ÇHC menşeli
ithalatın 2015 yılında, 2014 yılına göre mutlak ve nisbi oranda arttığı;
soruşturma konusu ülke menşeli ithalatın CIF birim fiyatlarının 2013-2015
döneminde genel ithalatın birim fiyatlarından sırasıyla %26, %8,8 ve %5,7
oranında daha düşük seyrettiği, yürürlükte bir damping önlemi bulunmasına
rağmen YÜD’ün üretim, kapasite kullanım oranı, yurtiçi satış miktarı ile
yurtiçi pazar payı gibi önlem konusu ürüne ilişkin ekonomik göstergelerinde
bozulmalar olduğu göz önüne alındığında, yürürlükteki önlemin kalkması
halinde dampingli ithalatın ve YÜD’de görülen zararın devamı veya yeniden
meydana gelmesinin muhtemel olduğu değerlendirilmektedir.
Karar
MADDE 24 – (1)
Soruşturma sonucunda, elde edilen bilgi ve bulgular çerçevesinde,
yürürlükteki önlemin ortadan kaldırılması durumunda dampingin ve zararın
devam etmesinin veya yeniden meydana gelmesinin muhtemel olduğu
değerlendirilmiştir.
(2) Bu çerçevede,
İthalatta Haksız Rekabeti Değerlendirme Kurulunun kararı ve Ekonomi Bakanının
onayı ile soruşturma konusu ürün için uygulanmakta olan dampinge karşı
önlemin aynı oranda devam etmesine karar verilmiştir. Devam etmesi
kararlaştırılan önleme ilişkin detaylar aşağıdaki tabloda sunulmaktadır.
(Değişik
tablo:RG-30/12/2017-30286 Mükerrer)
Uygulama
MADDE 25 – (1)
Gümrük idareleri, bu Tebliğin 24 üncü maddesinde gümrük tarife pozisyon
numarası, tanımı ve menşe ülkesi belirtilen eşyanın, diğer mevzuat
hükümleri saklı kalmak kaydıyla, serbest dolaşıma giriş rejimi kapsamındaki
ithalatında, karşılarında gösterilen oranda dampinge karşı kesin önlemi
tahsil ederler.
Yürürlük
MADDE 26 –
(1) Bu Tebliğ yayımı tarihinde yürürlüğe girer.
Yürütme
MADDE 27 –
(1) Bu Tebliğ hükümlerini Ekonomi Bakanı yürütür.
|